4

Ellerimin kuruluğundan şikayet ettiğimde, cümlemi bitirmeden krem sürmem gerektiğini söyleyen birinin beni gerçekten dinlediğinden ve anlamaya çalıştığından şüphe ediyorum. Korona virüsünün Türkiye’de tespit edildiği 10 Mart 2020 tarihinden bu güne dek, el yıkamak üzerine, doktorlar tarafından yapılan paylaşımlar, hazırlanan tanıtım filmleri ve tüm bunların paralelinde her mecrada daha sık görmeye başladığımız el kremi reklamları… Tüm bu gerçeklik içinde ellerinin kuruluğundan şikayet eden biri, sadece elleri kuruduğu için şikayet ediyor olamaz. Ve alacağı kremin markasıyla ilgili de tavsiye beklemiyordur, sanırım. Eğer açıkça bunu sorduysa işler değişir tabi ama bunu bilebilmek için de karşınızdakini anlayabilecek kadar dinlemeniz gerekir. Ne büyük iş!

Kendini bir türlü doğru ifade edemediğinden muzdarip olanlarımızın sayısı bir hayli çok. Dürüst olmak gerekirse ben hepimizin, fazlaca ‘anlatmaya’ istekli olduğundan eminim. Fakat bir diğer yandan sevdiklerimize, birbirimize olan merakımız, hızlıca reçete yazmak kadar bir yere sıkıştı ve kaldı. Zamansızlıktan? Sanmıyorum.

Eşiyle sorun yaşayana boşan, psikolojik problemleri olana psikoloğa git, işsize iş bul, diyerek tavsiye vermenin arkadaşlık veya yakınlıkla uzaktan yakından ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Karşımızdaki her kim olursa olsun, zekasını sizinkinden düşük görmek ve dinlemeyip anlamadan; ‘problem çözen’ kişi olmanın hazzına varmak için reçete yazarken, komik duruma düştüğünüzü bilin istedim. Ve size Nasılsın, diye sorup cevabını merak eden yakınlarınızın da kıymetini bilin. Gün geçtikçe sayıları azalıyor çünkü.

Yorum bırakın